Boşanma Sürecinde Konut Kredilerine Ne olur?

  • 18 Mayıs 2018

Büyük umutlar ve hayallerin eşliğinde kurulan evlilik müesseseleri zaman zaman dağılabiliyor ki,  son zamanlarda sayıları yükselerek artıyor. Kimse ayrılmak için evlenmez ama hayatın bizlere verdiği hususlardan birisi. Buna keza çiftler evlilikleri süresince almış oldukları menkul ve gayrimenkullerin dağılımı hususunda anlaşmazlık yaşayabilirken, en çok tartışmalara konu olan sahip olunan konutun ne olacağı diyebiliriz. En çok ta kredi ödemesi devam eden konutların boşanma sürecinde konut kredileri ne olur, kim öder, nasıl ödenir? Gibi sorular başta geliyor.

Boşanma sürecinde sahip olunan evin kredi borçları sahip olunma şekline göre değişebiliyor. Evin ne zaman alındığı, kimin adına alındığı hususlar değerlendirilmelidir.

Evlilik Öncesi Alınan Evin Konut Kredisi

Sahip olunan konut eğer evlilik öncesi alınmışsa burada evin sahibi niteliğindeki tapu üzerine tahsis edilen kişi önemli. Yani tapu sahibi kimse evin sahibi odur ve mevcut kredi ödemeleri devam ediyorsa boşanma sürecinde de bu kişi kredileri ödemek zorundadır. Yani tamamıyla hak sahibi olmuş oluyor ve bütün sorumluluk evin tescil edildiği kişiye ait oluyor.

 Bahse Konu Konut Hediye Edilmişse

Edilme açısından maddi olarak büyük bir hediye olan konut ailelerin çocuklarına vermiş olduğu önemli bir maddi varlık. Bu varlıkların edinme şekli tapuda hediye olarak geçmese de, buradaki konut hediye edilen kişiye ait olacaktır. Hediye edilmiş olan evin kredi borcu bulunabilir. Hediye etmek üzere alan kişi konut kredisi kullanamayacağından hediye edeceği kişinin üzerine konut kredisi alarak kredi ödemelerin gerçekleştirmek suretiyle hediye etmiş olabilir. Bu durum evlilik sonrası gerçekleşmişse eşlerden iki tarafta hak iddia edebilir. Fakat boşanma sürecinde mal varlığında paylaşma olmazsa bu süreç devam ederken bu borçların ödenmesi gerekir aksi takdirde sahip olunan eve banka el koyup satışa çıkarabilir. İcralık olunana kadar da ayrıca faiz işletilecektir ki bu da çiftlerin zararına.

Eşler Kefil Oluyor

Konut kredisi kullanımlarında bankalar daha önce aynı problemleri yaşadıkları için eşleri kefil olarak sözleşmeye imza attırıyor. Burada evin sahibi tapuda tescillenen kişi olmasına rağmen borcun ödenmesi için ikisinin de imzası olduğundan iki tarafta bu borcu ödemekle yükümlü hale getiriliyor. Yani ev benim üzerime değil, taksitler beni ilgilendirmez gibi bir yaklaşımınız olmasın. Bir süre sonra banka sizden de borcun ödenmesi talebinde bulanacaktır.

Boşanma Sürecinde Evi Satabilirsiniz

Konut kredisi tahsisi yapılırken, kişiye tapuda ev tescil edilmesi esnasında banka tarafından ipotek konuluyor. Bu ipotek ile evin her türlü sahibi banka olurken kişiler kullanım hakkına sahip oluyor. Fakat kredi ile alınabilen evler de satılabilir. Hatta iki, üç bankanın ipoteği altındaki evlerde satılabiliyor ki, burada borçlu olan çiftlerde mevcut evlerini satışa çıkarabilirler. Konutun kredi borcu devir olayı diye bir şey yoktur. Fakat evi alacak kişi konut kredisi kullanırsa ve kullanacağı banka aynı banka olursa yeniden ev alınıyormuş gibi işlemlere başlanılır, eve eksper çıkartılır, belirlenen bedel üzerinden kredi tahsisi yapılır.

Yani kalan borcu devrederek işin içinden çıkalım diye düşünceniz olmasın. Banka evin kalan borcunu kendi içerisinde halleder. Fakat başka bankadan konut kredisi kullanımı ile bankalar kendi aralarında yaptıkları yazışmalar ile mevcut borcun faizi ile kapatılması sağlanır. Diğer taraftan da banka tapudan ipoteği kaldırır.

Evi Üstüne Tescillendiren Zararlı Çıkabilir

Konut kredisi ödemesi devam ederken eşlerin ayrılması durumunda fiziken ayrı yaşamak hemen başlarken, yasal olarak ayrılıklar başlamaz. Bunun için adli süreç uzadıkça uzayabilir. Anlaşmalı evliliklerde hemen ayrılık gerçekleşse de çekişmeli durumlarda davalar uzayabilir. Uzayan dava ile kişi evin kredi taksitlerini ödemek zorunda kalır ve dava sonucu karar alınana kadar evin borcu bitebilir. Siz onca borcu ödedikten sonra alınan karar ile karşı taraf mal davası açar ve sizin yıllarca ödemek zorunda kaldığınız konutun yarısını sizden talep eder ve beklide alabilir. Zaman aşımını merak edenlere de söyleyelim 10 yıl.

Açılan Dava Tarihi de Önemli

Eşlerin boşanmak için başvurdukları tarih mal paylaşımı için önem arz eden hususlardan. Çünkü boşanma için başvurulan tarihte mevcut olan malların değerleri üzerinden paylaşıma gidilmesi söz konusu olabiliyor. Yani mal davalarında malın değerinin dava açıldığı tarihinde ne kadar olduğu önemli. Çünkü bilirkişiler bu tarihteki değerler üzerinden de hareket edebiliyor. Bu durumda bu tarihten öncekiler kredi ile alınmış mal bu tarihten sonrakiler ise kredi ile alınmış kişisel mal olarak nitelendirilebilir.

Sonuç olarak açıklayacak olursak; boşanma süreci başladığında kefiliniz ile alınması halinde evin borçları her iki kişiyi kapsıyor. Kefilsiz olması halinde evin sahibi borçları öderken, açılan dava öncesi ortak edinilen mal diğeri ise kişiye özel mal olarak nitelendiriliyor ki, mal paylaşımı sırasında bilirkişilerin verdiği raporlar ile dağım sağlanıyor.

Bir önceki yazımız olan Kiralık Kasa Ücretleri Ne Kadar? başlıklı makalemizde kiralık kasa sözleşmesi, kiralık kasalar ne kadar ve nasıl kasa kiralanır hakkında bilgiler verilmektedir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
error: Content is protected !!
Önceki yazıyı okuyun:
Senetlerde Zaman Aşımı Süresi Ne Kadar?

2011 yılında yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili maddelerinde açıkca belirtilmiş ve senet imzalanmak yoluyla borçlanılmasının ardından vade tarihini...

Kapat